”1921 Tulsa Irk Katliamı” Watchmen dizisini nasıl etkiledi?

ABD tarihinin en büyük trajedilerinden olan Tulsa Katliamı, Watchmen dizisinin pilot bölümünü nasıl etkiledi?

0

Geçtiğimiz Pazar günü ilk bölümüyle izleyici karşısına çıkan HBO’nun yeni dizisi Watchmen, 1921 yılında yaşanan ve ABD tarihinin en büyük ırksal şiddet olayı olarak kabul edilen 1921 Tulsa Katliamı’nı bir kez daha sahneleyerek korkunç ve üzücü konuyla ilgili Google aramalarında devasa bir artışa yol açtı.

Tulsa Katliamı’nın televizyon ekranlarında konu olduğu ilk yapım Watchmen değil. Daha önce Oprah Winfrey, John Legend ve Tim Story gibi ünlü isimler çeşitli yapımlarında katliamı gündeme getirecek hamlelerde bulunmuştu. Fakat Watchmen, Amerikan tarihinin oldukça önemli bir parçası olan bu vahşi olayın ilk kez bu denli büyük çapta bir yapımda sahnelenmesine aracı oldu. Dizinin yaratıcısı Damon Lindelof, NBC News’e yaptığı açıklamada ”ABD’de en büyük anskiyete kaynağının ırkçılık olduğunu ve süper kahramanların ırkçılığı yenemeyeceğini” söyledi.

Angela Abar karakteriyle Regina King

Tüm bunlarla birlikte Watchmen, günümüz tarihinde varlığını sürdüren birçok toplumsal meselenin keskin bir incelemesi konumuna ulaşıyor. Alan Moore ve Dave Gibbons’ın çığır açan DC Comics çizgi romanı Watchmen’i ABD’nin nispeten küçük bir eyaleti olan Oklahoma’ya ve günümüz tarihine ulaştıran dizi, ana materyalden aldığı elementlerin yanı sıra 2019 yılında ABD başta olmak üzere dünyanın her ucunda yaşanan ortak problemleri de mesela edinmeyi başarıyor. Bu nedenle dizinin devasa bir metropol yerine daha küçük çaplı bir yerde geçiyor olması, Lindelof tarafından bilinçli olarak alınmış bir karar. Tulsa World’e konuşan Lindelof, Watchmen’in özünde ABD ile ilgili olduğunu ve bu nedenle alışılmış dışı bir mekanda karar kılmanın önemli olduğunu söylemişti.

Oklahoma eyaletinin ikinci en büyük şehri Tulsa’nın Lindelof’un seçimi olmasının arkasında yatan neden Afroamerikan yazar Ta-Nehisi Coates’un 2014 yılında The Atlantic’de yayınlanan The Case for Reparations isimli makalesi. Coates’un bu çalışmasında Tulsa Katliamı ve ‘Siyah Wall Street’ olarak bilinen Greenwood Bölgesi’nin yok edilişi üzerinde duruluyor. Makelenin ele aldığı en göze çarpıcı konulardan bir diğeri ise kölelik tazminatı.

1921 yılında yaşanan olaylar, bir bölgenin tümüyle yok olmasına neden oldu

Watchmen’in alternatif tarihinde günümüzden farklı olarak kölelik tazminatı yerine getirilmiş durumda. Bu nedenle beyaz ırk üstünlüğünü savunan Seventh Kavalry grubu, durumu kendi ‘kinlerine’ dair bir argüman haline getirmiş halde karşımıza çıkıyor. 31 Mayıs ve 1 Haziran 1921 tarihleri arasındaki 18 saatte yaşanan gerçek trajedi, 19 yaşında siyahi bir erkeğin 17 yaşındaki beyaz bir kıza saldırıda bulunduğu iddiasıyla başlamıştı. Olayların başlangıcı olarak kabul edilen bu davaya dair herhangi bir kanıt ya da kesinleşmiş bir durum mevcut değil.

Mahkemede siyahlar ve beyazlar arasında yaşanan kavgada on beyaz ve iki siyahi kişi ölmüş, iddialardan dolayı öfke içerisinde olan beyazlar bu olayın ardından eylemlerin şiddetini arttırmıştı. Tulsan’da yaşayan beyazlar, havadan ve karadan yaptıkları saldırılarda Greenwood Bölgesi’ni yerle bir etti. Olaylar bittiğinde bölge tümüyle yok olmuş ve kayıpların sayısı 300’e kadar ulaşmıştı. Tulsa’da yapılan araştırmalarda tahmini mal kaybının 1.5 milyon dolar değerinde emlak ve 750 bin dolar değerinde kişisel varlık olduğu açıklandı. Bu kayıpların hiçbiri tamamen kurtarılamadı.

Tulsa Katliamı’nın Watchmen’in pilot bölümünde yer alması, dizinin ırksal çatışmaları ana konulardan biri olarak ele alacağının ispatı.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz