2020’li yıllar film sektörünü ne şekilde değiştirecek?

Film sektörü 2020'li yıllarda ne yöne evrilecek?

0

2020’li yıllara girilirken filmler için de yepyeni bir dönem başlamış oldu. Endüstrinin geleneksel dağıtım modellerinden hızla uzaklaşması, önümüzdeki on yılda filmleri beklediğimizden çok daha önemli ölçüde etkileyebilir. Geçtiğimiz on yılın en çok kazandıran filmlerine bakıldığında süper kahraman teması ağırlıklı şekilde öne çıkıyor olsa da önümüzdeki yıllarda karşımıza bambaşka formüllerin çıkması olası.

Netflix, 2019 yılında seyirci karşısına çıkardığı başarılı filmlerle sinema sektörüne damgasını vurdu

Amerikan sineması günümüze dek yeni dönemleri geçmişteki formüllerin üzerine inşa ederek süreç içerisinde kendisine özgü kimliğine kavuşmayı başardı. Henüz geçtiğimiz on yılı değerlendirmek için erken bir dönemde olsak da, özünde bir sanat dalı olan sinemanın ne yöne evrildiğini gözlemlemek mümkün.

2020’li yıllar büyük ve küçük, beyazperde ya da dijital yayın platformu fark etmeksizin seyirci karşısına çıkan tüm filmler için önemli değişikliklere sahne olacak. İşte 2020’li yılların filmleri için söyleyebileceklerimiz!

Dijital yayın platformlarının yükselişi

Dijital yayın platformlarında seyirci karşısına çıkan filmler henüz yaklaşık dört yıldır hayatlarımızda olsalar da çoktan beyazperdenin oldukça önemli bir alternatifi konumuna ulaşmış durumda. Bu durum özellikle Netflix’in ödül törenlerine damgasını vuran ve geniş kitlelere hitap eden filmleri bünyesinde barındırmasıyla çok daha net bir hal aldı. Marriage Story, The Irishman ve 6 Underground gibi filmler dünyanın dört bir yanından birbirinden farklı sinema severin yoğun ilgisini çekmeyi başardı. Martin Scorsese‘nin yıllardır bütçe aradığı The Irishman filmini Netflix sayesinde beklenenin çok daha üzerinde bir izleyici kitlesine ulaştırabilmesi, 2019 yılının sinema sektörü açısında en önemli gelişmelerinden biri oldu.

Önümüzdeki on yıl yalnızca Netflix’in yoğun film takvimine değil, aynı zamanda diğer dijital yayın platformlarının da orijinal film kütüphanelerini genişletmelerine sahne olacak. Hulu, şu sıralar bu konuda hızlı bir atılım gerçekleştirirken başarılı dizileriyle 2019’un en çok konuşulan platformlarından olan Amazon Prime Video ise onu takip ediyor. Önümüzdeki aylarda çıkışını gerçekleştirecek HBO Max ve Peacock gibi platformlar ise düzenli bir film akışına sahip olacak. Özellikle Peacock gibi diğer rakiplerine nazaran çok daha düşük profilli kalacağı ön görülen platformlardan çıkacak filmlerin Netflix filmleri kadar büyük bir etki yaratıp yaratamayacağı soru işaretleri barındırsa da, dijital yayın sektörünün sinemayı devralması kaçınılmaz bir hale gelmiş durumda.

Salon sunumlarının azalması

2010’lu yılların 3D furyasıyla başlamış olmasının en büyük sebeplerinden biri de James Cameron‘ın Avatar filminin rekor üzerine rekor kırmış oluşu. Fakat 2010’lu yılların sonuna geldiğimizde 3D filmler neredeyse tükenmiş duruma geriledi. Çin gibi büyük pazarlar halen üç boyutlu filmler konusunda önemli bir yer kaplasa da geçtiğimiz on yıl üç boyutlu yapımların Amerikan seyircisinden olumlu geri dönüş alamadığını gösterdi.

2020’li yıllar üç boyut başta olmak üzere sinema salonlarında özellikle görsel anlamda sunulan ekstraların azalışına sahne olabilir.

Disney

2010’lu yılların başında pek de iyi zamanlar geçirmeyen Disney, Prince of Persia: Sands of Time gibi gişede yere çakılan filmlerin yarasını sarmaya çalıştı. Geçtiğimiz birkaç yıl ise eğlence sektörünün dev şirketi için mutlak bir dominasyona sahne oldu. 20th Century Fox ve Fox Searchlight’ı satın alan Disney, 2019 yılında ABD’de en çok hasılat elde eden filmlerin yüzde seksenine sahip durumdaydı.  Dünya çapında böylesine bir momentum yakalayan şirketin halihazırda milyar gişe yapan markalarıyla önümüzdeki on yılda da hakimiyetini devam ettirmesini ön görmek zor değil.

Disney için şu anlık her şey yolunda gözükse de dev şirketin dikkat etmesi gereken bazı soru işaretleri de bulunuyor. Yeniden diriltebilecek klasik animasyonların sayısının her geçen yıl azalmasıyla Disney, 2020’li yılların sonlarına doğru bu tarz filmler konusunda çıkmaza girebilir. Öte yandan Disney şirketinin Fox’a ait iki film stüdyosunu ne kadar verimli şekilde bir araya getirebileceği de belirsizliğini koruyor.

Bağımsız filmler

Aynı Disney gibi Amerikan bağımsız film sektörü de giderek büyümeye devam ediyor. Bağımsız film sahnesinin sözü geçen isimlerinden biri olan A24, son zamanlarda bu pazarın Disney’i haline gelmiş durumda. A24’un gözle görülebilir etkisi 2019 yılının gişede önemli başarı sağlayan bağımsız filmleri The Farewell ve Uncut Gems gibi yapımlarla da gün yüzüne çıktı. Stüdyo, 2020’li yıllarda bağımsız film sektörünün başını çekebilir.

Ayrıca geçtiğimiz iki yılda önemli gişe başarısı elde eden Parasite ve Won’t You Be My Neighbor gibi bağımsız filmler de izleyicilerin başarılı yapımlara olan yoğun ilgisinin geri döndüğünü gösterdi. Bu tarz filmler 2020’li yıllarda gişe açısından yine blockbuster yapımların yanına dahi yaklaşamayacak gibi dursa da geçtiğimiz on yıla oranla büyük bir ilerleme kaydedebilir.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz