Atiye (The Gift Netflix 2019) Konusu ve Oyuncuları

Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını? demiş Şems-i Tebrizi... Netflix'de yayınlanan ikinci Türk Yapımı dizimiz hayırlı uğurlu olsun. Bildiğimiz gibi Netflix bütün ülkelerde film ve dizi çalışmaları yapıyor. Özellikle bu aralar İspanyol ve Fransız yapımlarını çokça görüyoruz. İlk Türk yapımı olarak Hakan Muhafızla Netflix'e girilmişti fakat beğenilen bir çalışma çıkmamıştı. Özellikle konu, görüntü kalitesi, efektler konusunda sınıfta kalmıştı.

0

Gelelim Beren Saat’in dizisi Atiye’ye, ne yalan söyleyim ilk bölümün son dakikasına kadar bir hayal kırıklığı vardı. Türkiye’de yaşayan ortalama kesime hitap etmeyen bohem bir yaşam tarzı ile sunuluyor ilk bölüm. Çekirdek bir aile küçüklüğünden bu yana aynı sembolü çizen özgür ruhlu kızları Atiye (Beren Saat), moda tasarımcısı ve alkolik kardeşi Cansu (Melisa Şenolsun). Atiye’nin zengin, düşünceli, ona deli gibi aşık 6 yıllık sevgilisiyle hayatları çok güzel görünüyor. Atiye’nin hem yaşam alanı hemde atölye olarak kullandığı oldukça kasvetli ve karışık görünen bir evi var. Kardeşi de onunla yaşıyor diyebiliriz. Çocukluğundan bu yana çizdiği sembolden oluşan sergisini açtıktan sonra göbekli tepede bu sembolün bulunduğu haberi ile yaşamının yönü değişiyor.

Atiye (Beren Saat)
Atiye (Beren Saat)

Buraya kadar olan bilgileri dizi başlamadan öncede biliyorduk sanırım. Başlardaki hayal kırıklığı sebebim de bunlar değildi tabii ki. Beren saatin ilk bölümlerde üzerine oturtamadığı oyunculuğu, sürekli aynı sembolü çizen bir ressam oluşu ve bunu çocukluğundan beri çizdiğini söyleyip durması bir süre sonra eee! yeter anladık dedirtiyor. Yine son zamanlarda çokça duyduğumuz ve bize pizza, hamburger tarzı aşılanmaya çalışılan karma, spritüel enerji tarzı konularında sürekli karşımıza çıkması da var. İlk bölümde her şey de fazlaca bir yavanlık, Atiye’nin ben ressamım, Erhan’ın ben arkeoloğum, Cansu’nun tasarımcıyım ve Ozan’ın ben zenginim misyonu beynimize işledi. Atiye’nin sergisi mesela anladık hep aynı sembolü çiziyorsun ama bu seni sanatçı ve ya ressam yapmaz sadece bir sembolden koca bir sergi açılması da çok normal değil yani.

Buradan sonrası Spoiler içerir

Ben daha çok ilk bölümü inceleyip geri kalan bölümleri sizin seyir zevkinize bırakmak istiyorum. İlk bölümde aniden ve sürekli Atiye’nin karşısına çıkan Zühre (Meral Çetinkaya) karakteri, Göbekli tepeye gittiğinde karşısına çıkan küçük kızın ona yaklaşımı ve Atiye gibi şehirde yetişmiş bir kızın onu sorgulamadan peşine takılması ilginç geliyor. Sembolün göbekli tepede çıktığını öğrenip oraya gittiğinde, kazı çalışmalarının başındaki arkeologla görüşmek istediğinde olayı ona anlatışı da çok basitti.

Fakat ilk bölümün son 3 dakikasına gelindiğinde ve dizinin diğer bölümlerini izlemeye başladığımızda ortaya gerçekten başarılı bir iş çıktığını görüyoruz. Bir kere kesinlikle dizinin Hakan Muhafızla ve onun tarzıyla uzaktan yakından alakası yok Atiye ona havada karada 1000 basar. İlerleyen bölümlerde Beren Saat’in oyunculuğu da izlenebilir bir hal alıyor.

Oyuncu İncelemesi

Beren saat’i ne yazık ki bugüne kadar aşırı derecede Bihter ile bütünleştirmiş olsak da öncelikle bundan sıyrılalım. Atiye’nin kesinlikle Bihter ile alakası yok o yüzden kıyaslama yapmayınız tamamen daha farklı bir karakter var karşımızda. Atiye özgür ruhlu kafasına göre hareket eden bir kadın imajı verse de hayatın dayatmalarının içine sıkışmış bir kadın. Bir çok bölümde kendi özünü bulma, benliğini bulma temasının üzerinde durulmuş. Hatta dizi bunun üstüne dönüyor da diyebiliriz. Mistik olayları saymazsak tabii… Beren Saat’in oyunculuğuna gelince ara ara rolün içine girerken bazı sahneleri üstüne oturtamasa da; Sevgilisiyle olan ilk sahnesinde ki yapmacık tavırları, doktorla konuşmasında ki alaycı tavrı ve babasına kardeşi ile ilgili hesap sorarken ki cool, çokta önemli değil ya nasıl olsa ben bulurum tavırları gibi… Genel olarak başarılıydı kendisi.

Mehmet Günsur dizide Göbekli Tepenin baş arkeoloğu. Daha önce aynı yerde babası da kazı çalışmaları yapmış fakat o 7 yaşındayken ailesi bir trafik kazasında ölmüş. Bir nevi babasının da görevini sürdürüyor diyebiliriz. Fakat Mehmet Günsur bildiğimiz Mehmet Günsur kendisinde bir değişiklik görmek oldukça zor. Şehzade Mustafayı da oynasa, bir arkeoloğu da oynasa, aynı naiflik ve aynı stil sabit farklı bir durum yok.

Ozan her zaman olduğu gibi zengin bir aile çocuğu. Atiye ile üniversiteden bu yana sevgili ve ona deli gibi aşık. Küçük yaşta annesini kaybetmiş psikopat bir babaya sahip. Medcezir de ki aynı sorunlu çocuk yine karşımızda diyebiliriz. Babasının kemerle dövme sahnesini aşırı ve klişe bulduğumu söylemeden geçemiyorum.

Cansu, Atiye’nin deli dolu ve içerken alkolü ağzıyla içmeyen kardeşi. Ablasına attığı büyük kazıkla, alkolün ve pişmanlığın dibine vurdu. Aşırı medeni ailemiz kesinlikle neden bu kadar çok içiyorsun kızım! bile demedi. Türkiye’de böyle aile bulmak gerçekten zor. Hatta öyle ki bir gece eve zil zurna sarhoş geldiğinde en azından babası kahve yapayım da ayıl diyeceği yerde bir viski daha koydu. Zaman çok değişti gerçekten 🙂 Melisa’nın oyunculuğu 10 üzerinden 8 gayet başarılıydı.

Gelelim Tim Seyfi yani dizideki adı ile Serdar Bey’e, üstünden kötülük akan Serdar Bey gerçekten dizinin en başarılı oyuncularından. Olayların bir çoğunda parmağı olan Serdar Bey parasıyla her şeyi kendi istediği gibi yapabileceğini düşünen ve oğlunun üstünde egolarını tatmin edip her fırsatta onu aşağılayan acımasız bir adam. Aynı zamanda Atiye’ye ciddi takık. Akıbetini çözemeden farklı yollara girilmiş olsa da 2.Sezonu sayesinde merakla bekliyorum.

Atiye’nin annesi Serap ve babası Mustafa, annelik babalık vasıfları haricinde her olayda parmağı bulunan ebeveynler. Baba Mustafa kızlarına çok düşkün, anne Serap ise aşırı kontrol manyağı ama Atiye onunla da baş etmenin bir yolunu bulmuş. Onların durumu tam olarak kaş yapayım derken göz çıkarma serüveni de diyebiliriz.

Ve Zühre (Meral Çetinkaya) kendisinin her rolün hakkını ustalıkla verdiğini söylemezsek olmaz. İlk bölümlerde aniden ortaya çıkmaları ile sürekli ürkütsede olayın merkezindeki kadın diyebiliriz.

Göbekli tepede bulunan sembol
Göbekli tepede bulunan sembol

Birde dizimizin sembolü var tabii. Çocukluğundan bu yana Atiye’nin çizmesi ve göbekli tepede bulunması haricinde inanın ne işe yaradığını ben anlamadım. Dizide sürekli konusu geçen yıldızın daha çok anlam ifade ettiği kesin. En azından Atiye onuda çizseydi…

Çok fazla eleştirel yaklaşmış olabilirim ama tamamen yapıcı eleştiriler. Tv ekranlarında vasatın altında Türk dizileri yayınlanırken ve saçma sapan sadece dini olaylar etrafında korku filmi yapılmaya çalışılırken bu dizi mistik bir kurtuluş. Demekki sıkıntı bizde değilmiş isteyince bizde fantastik bir dizi yapabiliyormuşuz. Her bölüm sonunda merakla diğer bölüme geçiyorsunuz. Konu ilerledikçe sizi şaşırtmaya devam ediyor. Hikayenin kurgusu ve birbirine bağlantısı gerçekten güzel işlenmiş. Ayrıca dizinin görüntü kalitesi ve oyuncuların doğallığı da muhteşemdi. Dizinin sonundan 2. Sezonun geleceğini anlıyor ve sabırsızlıkla bekliyoruz çünkü daha cevap bulmayan çok fazla soru var.

Peki sizce Atiye nasıldı? Benim gördüklerim sizin de dikkatinizi çekti mi? yorumlarda paylaşabilirsiniz, çok merak ediyorum😊

Göbekli Tepenin önemi ile ilgili aşağıya bıraktığım linki okumanızı tavsiye ederim. 2020 de görmek istediğim tarihi yerlerin listesinde en üst sırada yerini aldı bile.

http://www.yolculukterapisi.com/gobeklitepe/

2020’ye değinmişken, bir solukta biten 2019 dan sonra mutlu bir yıl geçirmeniz dileğiyle.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz