Joker, çizgi roman karakterleri arasında geçmişi en gizemli olan isimlerden biri. Batman’in en büyük düşmanı olmasından önce kim olduğu ve nasıl suç dünyasının en korkulan isimlerinden biri haline geldiği hakkında çok az şey biliyoruz. Fakat tüm bu gizem, Joker’in yalnızca çizgi romanların değil beyazperde ve televizyon ekranlarının da en ikonik karakterlerinden biri haline gelmesini engellemedi.

Joker, çizgi roman dünyasının en ikonik karakterlerinden biri

Joker’in ‘orijin’ hikayesi birçok kez farklı şekillerde ele alındı. Hatta Christopher Nolan‘ın bir çizgi roman karakteriyle ayakları yere basan bir film yapılabileceğini ispatladığı, 21.yüzyılın en başarılı filmlerinden The Dark Knight filminde Joker’in kendisi dahi geçmişiyle ilgili farklı hikayelerden bahsediyordu.

Bu zamana kadar The Dark Knight filminden Gotham dizisine, çizgi romanlardan video oyunlarına kadar farklı yönlerden ele alınan birçok Joker hikayesiyle karşılaştık.

Todd Philips’in yönetmenlik koltuğunda oturduğu ve başarılı oyuncu Joaquin Phoenix‘in ikonik karaktere hayat vereceği Joker filminin vizyona girmesine çok kısa bir süre kalmışken, bu zamana kadar çizgi romanlarda, filmlerde ya da dizilerde Joker’in geçmişiyle ilgili anlatılan hikayelere bir göz atalım.

Orijinal hikaye

Joker karakteri ilk olarak 1940 yılında yayınlanan Batman #1 çizgi roman sayısı ile karşımıza çıksa da, DC’nin karaktere bir geçmiş hikayesi vermesi uzun yıllar sonra gerçekleşti. Detective Comics #168, Joker’in kariyerine Red Hood isminde küçük çaplı bir hırsız olarak başladığını ortaya çıkardı. Bir kart oyunları şirketini soyan ve atık dolu bir nehirden yüzerek kaçmaya çalışan Red Hood’un yüzünü ve saçlarını ağarmış bir halde bulmasıyla çizgi roman dünyasının en ikonik karakterlerinden biri doğdu: Joker.

The Killing Joke / Öldüren Şaka

1986 yılında yayınlanan Batman: The Killing Joke çizgi romanı, Red Hood hikayesinden temel alarak karakterin geçmişine trajik olaylar ekledi. Bu hikayeye göre Joker, eskiden kimyasal bir tesiste çalışırken stand-up komedyeni olma arzusuyla bu işini bırakmıştı. Başarısız olan Joker, bir soygun çetesine eski patronunu soymaları konusunda yardım etti. Fakat Batman tarafından baskına uğrayan komedyen, kimyasal bir atığın içine düştü. Bir kaza sonucu eşini ve doğmamış çocuğunu kaybetmesinin üzerine kimyasal bir kazaya maruz kalan komedyen, sadist ve katil bir palyaço olarak geri döndü. The Killing Joke aynı zamanda Joker’in kendi geçmişine ait anılarının ‘üzerinde oynanmış’ olabileceğinin de altını çiziyor.

Jack Napier

1989 yapımı Batman filmi, Joker karakterinin geçmişini kurcalayan ilk filmdi. Film, aynı zamanda o güne kadar izleyicilerin karşılaştığı en kapsamlı Joker hikayesini içeriyordu. Filmde yer alan hikayeye göre Joker, bir zamanlar Carl Grissom için çalışan bir kiralık katil olan Jack Napier idi. Grissom’ın kız arkadaşıyla bir ilişkisi olduğu ortaya çıkan Napier, patronu tarafından tuzağa düşürüldü. Grissom, Napier’ın GCPD tarafından öldürülmesi için bir tuzak kurmuştu. Diğer çizgi romanlarda da olduğu gibi bu filmde de Batman ile karşılaşması sonucu kimyasal bir atığa düşen Napier, hem fiziksel hem de mental olarak büyük hasar gördü.

1989 yapımı Batman filmi yalnızca Joker karakterine bir geçmiş hikayesi vermekle kalmadı, aynı zamanda karakterin Batman ile iç içe bir hikayeye sahip olmasını sağladı. Filmde yer alan bir flashback sahnesi, genç Napier’ın Bruce Wayne’in ailesini öldürerek Batman oluşuna giden yolun başlangıcı olduğunu gösteriyordu.

Gangster Joker

Batman: The Animated Series, aynı Spider-Man gibi hem ülkemizde hem de dünya çapında oldukça popüler animasyonlardan biri. Burada Joker’in geçmişine dair olan bir fotoğraf, karakterin daha önceden suç çetelerinde yer alan bir isim olduğunu gösteriyordu.

Joker’in terapi seansı

Batman: The Animated Series markasına ait Mad Love çizgi romanı da Joker’in geçmişiyle ilgili bilgiler sundu. Çizgi roman aslında Harley Quinn karakterinin geçmişine odaklansa da, yeni psikiyatristi ile yakın bir ilişki kuran Joker kendi geçmişine dair anılardan bahsediyordu. Joker’e göre istismarcı babası, kendisine karşı tek sevgi emaresini onu sirke götürerek göstermişti. Yanlış sonuçlara yol açan iyi niyetli bir şaka, Joker’in kahkahalarının şiddet ve acı saçmasının başlangıcı oldu.

The Dark Knight’ın çelişkili hikayeleri

2008 yılında vizyona giren The Dark Knight filmi, Heath Ledger‘ın efsanevi performansıyla hayat verdiği Joker’in yaralı ağzı hakkında hiçbiri tam olarak güvenilir olmayan birden fazla hikaye sunuyordu. Joker, ilk olarak suç örgütü lideri Gambol ile arasında geçen konuşmada babasının alkolik biri olduğunu ve bir gece normalden daha fazla istismar uyguladığını söylemişti. Joker’e göre yüzünü bıçakla kesen babası, ona tek bir soru sordu: ”Neden bu kadar ciddisin?”

Joker, filmin ilerleyen yarısında Rachel Dawes ile olan karşılaşmasında çok daha farklı bir anekdot paylaştı. Joker, bu sefer eşinin suç çetelerine karşı borca girdiğini ve karşılık olarak yüzünün doğrandığını söyledi. Anlattığı hikayeye göre eşine destek olmak isteyen Joker, bu olay sonucunda kendi yüzünü de doğramıştı. Buna rağmen eşi onun yaralarını iğrenç bularak kendisini terk etti.

Tüm bu Joker hikayeleri güvenilmez olsa da The Dark Knight filminin başka bir anı hayranlar tarafından Joker’in geçmişine dair önemli bir ipucu olarak görülüyor. Joker, kaçırdığı Harvey Dent’e bir kamyon dolusu askerin havaya uçmasının panik gerektirmediğini ve her şeyin ‘planın bir parçası olduğunu’ söylüyordu. Bu garip metafor Joker’in kendi geçmişine ait tecrübelerinden geliyor olabilir mi? Filmde silahlar ve patlayıcılar konusunda nitelikli olduğunu gördüğümüz Joker’in bir saldırı sırasında yaralanan eski bir asker olması mümkün mü?

Flashpoint Joker

Flashpoint, çizgi romanlarda Barry Allen tarafından yaratılan alternatif bir zaman çizgisiydi. Bu hikayede genç Bruce Wayne’in bir soyguncunun kurşunuyla öldürülmesi; Thomas Wayne’in Batman, Martha Wayne’in ise Joker olmasına yol açtı. Birbirinden ayrılan iki aşık Flashpoint: Batman – Knight of Vengeance çizgi romanının climax noktasında tekrar bir araya gelseler de, bu yalnızca daha fazla trajediye yol açtı. Thomas’ın oğulları Bruce’un alternatif bir evrende yaşıyor olduğunu ve Batman olarak hayatına devam ettiğini Martha’ya anlatması onu delirtti ve intihar etti.

Jerome ve Jeremiah

Gotham dizisi Joker karakterinin geçmişini çok farklı bir açıdan ele aldı. Dizi, şiddete ve cinayete eğilimli bir sirk çalışanı olan Jerome Valeska karakterinin hikayesine uzun bir zaman ayırmıştı. Joker karakteri ile oldukça önemli benzerlikler gösteren Jerome, dördüncü sezonun finalinde öldü. Fakat kendisinin son hamlesi, ikiz kardeşi Jeremiah’ın posta kutusuna zehirli bir gaz göndermek olmuştu. Bu zehirli gaza maruz kalan Jeremiah’ın akıl sağlığına büyük zarar verdi ve onu suç dünyasının palyaçosu Joker haline getirdi.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz