Mindhunter dizisinde yer alan seri katiller hakkında tüm bilgiler

Netflix'in en başarılı dizilerinden Mindhunter ilk iki sezonuyla ABD'nin yakın tarihinden birçok ünlü seri katili ekranlara getirdi. Peki dizi bu suçluları ne kadar tutarlı şekilde yansıtıyor?

0

Netflix’in en sevilen dizilerinden Mindhunter, bu zamana kadar yayınlanan iki sezonuyla birlikte ABD’de yakın geçmişte yaşanan birçok toplu katliam ve seri cinayetin sorumlularını ekranlara getirdi. Dizi, seri katilleri Hannibal ya da Dexter gibi diğer televizyon işlerinden ayrı olarak gerçeklik temelinde ele alırken birçok seyirci ise işlenen hikayelerin ne kadarının gerçeğini yansıttığını sorguladı.

Netflix’te yayınlanan 19 bölüm boyunca FBI ajanları Holden Ford ve Bil Tench, gelecekte kendilerine benzer vakalarda yardımcı olması amacıyla psikolojik profiller oluşturmak için onlarca seri katille görüşme yaptı. Dizide yer alan seri katillerin neredeyse tümü başarılı bir şekilde uyarlansa da aralarından bazıları çok daha ilginç hikayelere saihip.

Peki Mindhunter dizisinde karşımıza çıkan seri katiller ne kadar tutarlı şekilde yansıtılıyor?

Edmund Kemper (Cameron Britton)

”Co-Ed Katili” olarak da bilinen Edmund Kemper, 15 yaşındayken öldürdüğü büyükbabası ve büyükannesinin ardından 10 farklı cinayetten sorumlu tutuldu. Kemper, paranoid şizofreni teşhisiyle akıl hastanesine yatırılsa da altı yılın ardından doktorları iyileştiğine ikna ederek hastaneden salındı. Kemper’ın küçük çaplı bir katliam yaratmaya geri dönmesi uzun sürmedi. Co-Ed Katili, daha çok otostopçu genç kadınlara odaklandı. Kemper, bu kadınları yalnızca öldürmekle kalmadı; aynı zamanda başlarını kesti, organlarını parçaladı ve cesetlerine şiddet uyguladı.

Cameron Britton tarafından canlandırılan Edmund Kemper, FBI ajanlarının ilk sezonda görüşme yaptıkları ilk seri katildi. İki metre boyunda olan Kemper, rahatsız edici bir rahatlık ve konuşma tarzıyla karşımıza çıktı. Dizi, Edmund Kemper’ı genel hatlarıyla son derece tutarlı bir şekilde yansıtırken dizide yaşanan bir olay gerçek hayatta yer almıyordu.

Holden Ford karakterinin ilham alındığı John Douglas, Digital Spy ile yaptığı röportajda ilk sezonun sonunda Kemper ve Ford arasında yaşanan fiziksel olayın gerçek hayatta yaşanmadığını söyledi.

Montie Rissell (Sam Strike)

Kadınlardan korkan ve onlara nefret duyan Montie Rissell, beşini öldürdüğü on iki kadına tecavüz etti. Rissell’in ilk tecavüz vakası henüz on dört yaşındayken yaşandı. 1973 ve 1974 yılları arasında Rissell tecavüz ettiği beş kadını öldürdü.

Rissell bu olaylar yaşadığı esnada akıl hastanesinde yatıyor olduğundan dolayı dönemin yasal mercileri tarafından vakalarla ilişkilendirmesi zorlaşmıştı. Kısa bir süre sonra ise polisler Rissell’in hastaneden kaçtığını, suçları işlediğini ve hastanedeki hücresine gizlice geri döndüğünü ortaya çıkardı. Rissell, gerçeğin ortaya çıkmasının ardından beş kez ömür boyu hapse mahkum edildi.

Mindhunter dizisinin ilk sezonunda karşılaştığımız Montie Rissell’a hayat veren isim Sam Strike oldu. Aynı Edmund Kemper ve Cameron Britton gibi, Montie Rissell ve Sam Strike da görünüş olarak son derece tutarlı şekilde yansıtıldı. Dizide de gördüğümüz üzere soğukkanlı katil Rissell, konuştuğu insanları duymak istedikleri şeye ikna edebiliyordu. Douglas’ın da röportajlarından birinde belirttiği üzere Rissell, cinayet işlediği dönemde psikiyatristini olumlu adımlar attığı konusunda ikna etmeyi başarmıştı.

Jerry Brudos (Happy Anderson)

”Ayakkabı Fetişi Katil” olarak da bilinen Jerry Brudos, 1968 ve 1969 yılında Oregon’da yaşanan en az dört cinayetten sorumlu. Kendisinin genç yaşlarda başlayan kadın ayakkabısı fetişi ilerleyen yıllarda tehlikeli boyutlara ulaştı. Brudos, kurbanlarını öldürmekle kalmayıp cesetleriyle ilişkiye girmesinin ardından ganimet olarak ayakkabılarını alıyordu. Katil, bir süre sonra suçlarını itiraf etse de kurbanlarına tecavüz ettiği iddiasını reddetti.

Mindhunter’ın ilk sezonunda Jerry Brudos’u canlandıran isim Happy Anderson oldu. Brudos, dizide oldukça ilginç bir sahneyle seyirci karşısına çıktı. FBI ajanları, çocukluğu hakkında bilgi alma amacıyla Brudos’a bir çift kadın ayakkabısı verdi. Röportaj sırasında Brudos’un anlattığına göre çocukluk döneminde annesi ona ceza olarak gözlerinin önünde bir çift stilettoyu ateşe vermişti.  Bahsi geçen bu olay gerçekte de yaşandı. Ayakkabı fetişi olan Jerry Brudos’un annesi oğlunun dolabında bir çift ayakkabı bulmuş ve cezalandırmak için onları yakmıştı.

Richard Speck (Jack Erdie)

Mindhunter dizisi çoğunlukla ünlü seri katilleri ekranlara getirse de, aralarından biri toplu bir katliamdan sorumlu. Dizide karşımıza çıkan Richard Speck, 13 Temmuz sabahından 14 Temmuz 1966 gecesine kadar Güney Chicago Hastanesi’nde çalışan sekiz stajyer hemşireyi bir dizi işkence ve tecavüzün ardından öldürdü. Speck, bu katliamın ardından idama mahkum edilse de jüri seçiminde yaşanan sıkıntılar nedeniyle ceza müebbet hapse çevrildi.

Dizinin ilk sezonunda kendisine yer bulan Richard Speck, Jack Erdie tarafından canlandırıldı. FBI ajanları ile görüşmesinde hemşireleri öldürme nedeni olarak kurduğu ”Onların gecesi değildi” cümlesi gerçekten de Speck tarafından söylendi.

Denis Rader (Sonny Valicenti)

Daha çok BTK Katili olarak tanınan Denis Rader, 1974 ve 1991 yılları arasında Kansas’ta işkence ederek öldürdüğü 10 kurbanı konusunda vahşi olduğu kadar oldukça düzenli bir katildi. Rader, işlediği suçların yanı sıra polis ve yerel medyanın dikkatini üzerine çekmek için işlediği cinayetleri detaylıca anlattığı mektuplarıyla ünlendi.

BTK Katili, Mindhunter dizisinde en sık ismi geçen suçlulardan biri olsa da kendisinin kim olduğu ya da hangi suçları işlediği ikinci sezona kadar ortaya çıkmadı. İlk kez dizinin ilk sezonunda gördüğümüz ve Sonny Valicenti‘nin hayat verdiği Denis Rader, birkaç sahnede güvenlik sistemleri kurarken karşımıza çıktı. Rader, cinayetleri işlediği dönemde gerçekten de bu işi yapıyordu.

David Berkowitz (Oliver Cooper)

Sam’in Oğlu olarak bilinen David Berkowitz, 29 Temmuz 1976 ve 31 Temmuz 1977 tarihleri arasında New York’ta yaşanan altı cinayet ve yedi saldırıdan sorumlu tutuldu. Sam’in Oğlu cinayetleri yaşandığı dönemde dünya çapında ilgi çekti ve Berkowitz’in yakalanmasınına ardından konuya duyulan ilgi giderek arttı. Berkowitz, bir polis sorgusu sırasında komşusunun köpeğini ele geçirdiğine inandığı bir şeytanın emirlerine uyduğunu itiraf etmişti.

Berkowitz, bir sürenin ardından duruşmaya çıkarılmak için uygun bulundu ve sekiz kez müebbet hapse mahkum edildi. Dizide Sam’in Oğlu’nu canlandıran isim ise Oliver Cooper oldu. Cooper ve Berkowitz arasındaki benzerlik neredeyse ikisini birbirinden ayıramayacak düzeyde olsa da, bir konuda dizi ve gerçek hayat arasında ayrılık yaşandı. Dizide yer alan bir sahnede FBI ajanlarıi BTK Katili’nin profilini çıkarma konusunda Berkowitz’den yardım alıyordu. Gerçek hayatta ise böyle bir desteğin alınıp alınmadığı bilinmiyor.

Berkowitz hapisteyken kendisiyle saatler süren görüşmeler yapan Douglas, en sonunda katil tarafından kullanılan her şeyi köpeğin yaptırdığı savunmasının bir düzmece olduğunu da ortaya çıkardığını söylemişti.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz