Mindhunter ikinci sezon spoilersız inceleme: Daha büyük ve daha karmaşık

Mindhunter ikinci sezon incelemesi: Daha karmaşık ve daha büyük (Spoilersız)

0

Not: Bu incelemede Mindhunter dizisinin ikinci sezonu, hikayenin devamına dair spoiler içermeyen bir şekilde ele alınmaktadır.

Usta yönetmen David Fincher, Mindhunter dizisinin ikinci sezon açılışı için geri dönüyor. İkinci sezonun açılışı, ilk sezondaki rehine müzakere sahnesi kadar dramatik etki yaratan bir sahneye yer vermese de sezonun geri kalanında göreceklerimiz için güzel bir zemin hazırlıyor. ‘’Karakterler neredeydi, ne yaptılar, neredeler?’’ gibi soruların cevaplandırılmasının yanında yeni karakterlerin tanıtımını ve hikayenin nerelere evrileceğine dair ipuçlarını görme şansı yakalıyoruz. İkinci sezonuna neredeyse iki yıl sonra kavuştuğumuz Mindhunter, bizleri FBI Davranış Bilimleri Birimi ile bir kez daha tanıştırmakta fazla vakit kaybetmiyor.

Mindhunter’ın ikinci sezon açılışında gördüğümüz bir diğer önemli detay da Bill Tench’in (Holt McCallany) ailesi ve işi arasında yaşadığı ikilem. Sezon boyunca iki taraf arasında kalan ve seçimlerinden dolayı yarattığı açıkları kapatmaya çalışan Bill’in ilerleyen bölümlerde aile tarafında ne gibi sorunlar yaşayacağının sinyali, ilk bölümden veriliyor.

Bill Tench’in ailesiyle olan ilişkisi, ikinci sezonda önemli bir yer kaplıyor

Ana karakterlerden Holden Ford (Jonathan Groff), ilk sezonun sonu itibariyle ‘sıkıntılı’ bir pozisyonda kalmıştı. Ed Kemper’ın fiziksel müdahalesi sonucu neredeyse ölüme yakın bir deneyim yaşayan Ford’u, ikinci sezonun açılışında hastanede karşılıyoruz. Holden Ford, yaşadığı bu olaydan sonra sağlıklı ve neşeli bir şekilde karşımıza çıksa da sezonun geri kalanında yaratacağı sıkıntılara dair bazı ipuçları yakalamak da zor değil. Holden, her ne kadar işine geri dönebilecek olsa da Wendy (Anna Torv) ve Bill’in bu konudaki şüpheleri kolay kolay kaybolmayacak gibi gözüküyor.

Quantico’da yeni bir patron var. Yeni patron Ted Gunn (Michael Cerveris), metodolojinin öneminin farkındalığına sahip bir karakter olarak karşımıza çıkıyor ve ilk sezonda çöplükle dolu bir odada kurulan ekibe tam destek sağlamaya kararlı.  

Ekip, yeni patronlarının da desteğiyle çok daha tercih edilebilir bir çalışma ortamına sahip

David Fincher’ın ikinci sezonunun ilk üç bölümünü yönettiği Mindhunter, Netflix’in ‘en güzel gözüken’ dizisi. Netflix dizilerinde alışık olmadığımız, ‘sinematik’ ölçüde bir görsel anlatım diline sahip olan dizi her anında muazzam gözüküyor. Sahneler, Fincher’ın alışık olduğumuz göz ve aksiyon paralelliğini yansıtacak şekilde karşımıza çıkıyor.

Mindhunter’ın ikinci sezonu, ilk sezonun ardında bıraktığı tüm dağınıklığı toparlayarak yoluna devam ediyor.  İlk sezondan tanıdığımız BTK katilinin ikinci sezonda çok daha aktif ve önemli bir rolü var.

Mindhunter’ın ikinci sezonunun ana hikayesi, Holden’ın  1979-1981 yılları arasında büyük bir gündem haline gelen  ve birçoğu çocuk olmak üzere 28 kişinin ölümüne neden olan Atlanta Çocuk Cinayetleri’nden haberdar olmasıyla şekilleniyor. Holden, bu cinayetlerin birbirleriyle bağlantılı olabileceği ihtimali üzerine olaya dahil olmaya karar veriyor. Otoriteler çok daha farklı bir düşünceye sahip olmasına rağmen Holden, olayın karanlığının farkında ve her şey için çok geç olmadan gerekeni yapmak istiyor.

Mindhunter dizisinin ikinci sezonu, birinci sezonun izleyicide bıraktığı tadı geri getirmekle kalmayıp hikayeyi izlemesi çok da keyifli ve dikkat çekici bir hale yükseltiyor. 16 Ağustos tarihinde Netflix üzerinde ikinci sezonu yayınlanan Mindhunter, David Fincher’ın da ilk üç bölümüne mührünü vurduğu yeni sezonuyla yakaladığı başarıyı kaldığı yerden devam ettiriyor.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz