MYTHO (Mythomaniac) Netflix 1.Sezon Konusu ve İncelemesi; Hayatı Gerçeğinden Yakalayan Fransız Yapımı…

Mitomaniac, yalan söylemeye anormal veya patolojik eğilimi olan bir kişi için kullanılan tıbbi bir terim, bu yüzden Netflix’in 6 Bölümden oluşan Fransız dizisi için uygun bir başlık. Aile odaklı drama, kara mizah unsurlarını birleştirerek kışkırtıcı fakat etkili bir konu yaratılmış.

0

Dizinin başlangıç sahnesinde müstakil evlerin olduğu bir Fransız mahallesinde yaşayan insanlar arasında dolaşıyoruz. En son gördüğümüz evin önünde bir ambulans ve polis arabası var. Evden biri ceset torbasında biri sedyede iki yaşlı insan çıkartılıyor…

Elvira Lambert (Marina Hands) şirin bir mahallede, yaşamın ondan istediği her şeye cevap vermeye çalışan bir anne. Eşi ve çocukları tarafından giderek daha az fark edildiğini, takdir edilmediğini ve her gün aynı rutinin içinde dönüp durduğunu hisseden bir kadın. Göğsünde hissettiği kitleler nedeniyle mamografi için bir radyoloğa gidiyor. Sonuçlar temiz çıkıyor doktorun söylediğine göre vücut yaşadığı stres nedeniyle zararsız kistler oluşturmuş. Yalancı kanser, doktorun tanımıyla alkolsüz bira gibi.

Dizinin temel konuları psikoloji, yalan ve kanser hastalığı. Doktoru daha relax bir hayat yaşaması ve spor yapmasını tavsiye eder. Elvira durumunu eşi ile paylaşmak ister ama defalarca aramasına rağmen ona ulaşamaz. Sadece aile hayatı değil iş hayatı da oldukça stresli geçmektedir. Kocası hayallerinin peşinden koşarken Elvira işi, çocukları ve ev hayatının düzeni için kendini yıpratır.

Evi temizlerken yatağın altında bir bileklik bulur, kocasının fotoğraf festivali için evde düzenlediği toplantı esnasında da bilekliğin sahibiyle karşılaşır. Ailesi tarafından umursanmayan, işleri düşünce akla gelen kadın sponten bir şekilde kocasına göğsünde tümör çıktığını söyler. İlgi çekmek için atılan bu yalan önü alınamaz büyük bir çığa dönüşür. Ancak korkunç bir hastalık üretme fikri, günümüzde yükselen bir eğilimdir.

Hulu Tv de yayınlanan The Act dizisinde olduğu gibi benzerleri tarafından Munchausen by Proxy Sendromu (Vekaleten Hastalık) olarak kabul edilen bu rahatsızlık daha hafif bir konsept de işlenmiştir. Elvira aldatmacanın mimarı olmak Mythomaniac’a biraz farklı bir hava verir. Netflix’in bu tür şeyleri sevdiğini biliyoruz, çünkü Afflicted belgeselinde ki tüm bireylerin muzdarip olduğu iddia edilen esrarengiz hastalıklar hakkında şüphe uyandırmak için kasıtlı olarak hazırlandığı düşünüyorum.

Patrick (Mathieu Demy) fotoğrafçılıkla uğraşan ve bir nevi sanatla uğraştığını düşünen bu yüzden para kazanmaya önem vermeyen değişik bir adam:) Elvira ve Patrick’in üç çocuğu var ama henüz evli değiller. Her baya ruhlu insan gibi karısını aldatıyor ve bunu da gayet açık bir yüreklilikle karısına ilerleyen bölümlerde itiraf ediyor. Karısının hastalığını öğrenince kendine gelmek için bir süre uzanıyor ve ilaç alıyor. Patrick bu olaydan o kadar etkilenir ki ertesi gün eczane deposunda Brigitte mutlu son bile yaşatamıyor. Fakat yaşanan onca olumsuzluğa rağmen hayatına bir yerden yamanmaya çalışan eczacı kadından kesinlikle uzaklaşmıyor. Dizide en sinir olduğum karakterlerden biriydi sadece eşini aldattığı için değil inanın olaylardan yağ gibi sıyrılması da çok sinir bozucuydu.

Sam (Jérémy Gillet), çok kibardır, ailenin en büyük çocuğu erkek fakat kendini kadın gibi hissediyor. Bu konuda en büyük destekçisi de annesi. Sam’in okulda uygulanan öğrenci değişim programıyla evlerine gelen bir mektup arkadaşı var. Almanya’dan gelen Niklas Sam’in cinsel tercihini bilmemekte ve onu gerçek bir kadın zannetmektedir. Ailesinin tüm uyarısına rağmen gerçeği arkadaşına söylemeyerek acı bir tecrübe ile öğrenmesine sebep oluyor. Olayın sonunda kendisi de oldukça zor ve sıkıntılı bir dönem yaşayan Sam annesinin uydurduğu kanser hastalığı vesilesiyle de ruhsal huzurunu bir şekilde yakalıyor.

En büyük kızı Carole (Marie Drion) garajda yaşar, ailenin ortanca çocuğu o da abisinin tersine erkek gibi giyinmekten hoşlanıyor. Kafasına buyruk asi ve içine kapanık bir yapısı olan Carol her gece gizlice odasından dışarı çıkıyor. Okulda dersleri berbat olan Carol, arkadaşlarıyla geceleri buluştuğu partilerde alkolün ve uyuşturucunun dozunu kaçırarak serseri bir hayat yaşıyor. Düzenledikleri bu partilerde şişe çevirme oyunu oynayarak bir arkadaşının çatıdan düşmesine sebep olunca onunda hayatının yönü değişiyor. Annesinin rahatsızlığını da öğrenince ailenin birbirine kenetlenmesiyle Carol’da kendi yolunu çizmeye başlıyor.

Virginie (Zelie Rixhon) kendini Nazilerden saklanarak Amsterdam’da iki yıl tavan arasında yaşan Anna Frank’le özdeştirir. Ailede kesinlikle herkes iç dünyasında uçlarda yaşıyor. Virginie ebeveynlerinin odasını gizlice dinlerken annesinin kanser olduğunu öğreniyor. ve kısa bir süre psikolojik sağlık sorunu yaşıyor. Ailenin en zeki çocuğu da sayılır annesinin hastalığı sonrasında onu bir youtube fenomenine dönüştürür.

Elvira söylediği yalan bir hastalık olarak adlandırılsa da başta kocasının dikkatini çekmek için söylediği aşikardı. Fakat sonrasında yalanıyla birlikte daha da psikolojisi bozuldu ve olaylar kontrol edilemez bir hal aldı. Yarı kaçık bir insana dönüşen Elvira yalan atma konusunda da çığır açtı. Elvira zaman zaman kendisini dizinin en başında 50 yıl birlikte yaşadığı kocasını öldüren sonrasında hapishanede ölen yaşlı kadınla özleştiriyor. Olayların sonuna geldiğinde ve kocasıyla çocukları gerçeği öğrendiğinde ise dizinin en vahim anları yaşanıyor.

Bu yalanı neden attığını açıklamaya çalıştığı sözlerle vuruluyor, hemde çocukları tarafından. Bizim için çamaşır yıkamak, alışveriş yapmak, yemek yapmak hatta para kazanmak zorunda değildin yapmasaydın… Farklı bir taraftan bakacak olursak bu olayla aile gerçekten birbirine kenetlendi ve herkes daha kibar ve nazik davranmaya başladı. En önemlisi de bir şekilde hayatlarının yönünü bulmalarına sebep oldu Elvira haricinde tabii. Diziye son iki bölümde dahil olan ve Elvira’yı Maria Magdelana adıyla arayan İtalyan kimdi muamma olarak kaldı.

Dizinin en sinir olduğum karakterlerinden biride eczacı (Brigitte) Linh Dan Pham. Ailede çıkan her krizi Patrick’e yamanmak için bir fırsat olarak görmesi ve sürekli isterikli bir şekilde peşinden koşması gerçekten çok sinir bozucuydu. Dizinin son bölümünde ki sahneden dolayı ya hamile olduğunu yada bunun için uğraştığını düşünüyorum.

Dizi 6 bölümden oluşuyor izlemeye başlanılan andan itibaren sizi bir girdap gibi içine çekiyor. Çünkü hepimiz tarafından bilinen aşina olduğumuz, biz yaşamasakta etrafımızdaki her hangi bir kadının yaşadığı sorunlarla büyük benzerlik içeriyor. Kim tam olarak ne hastası, bilimsel olarak tanı koyamayacağım yalnız git gide psikolojisi bozulan ilgi çekmeye çalışan bir kadının varlığı net ortada. Kocasının kendini aldattığını fark ettikten sonra sırf ona ızdırap vermek için uydurduğu bu rahatsızlık yine kocasının vicdan azabı ve boşboğazlılığı yüzünden herkese yayılıyor. Dizinin son dakikalarında ki gördüğümüz sahneden dolayı da bölümlerin devamının geleceğini düşünüyorum. Keyifle zamanın nasıl geçtiğini anlamadan izlediğim bu dramtik komediyi şiddetle tavsiye ediyorum.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz