Ragnarok (Netflix 2020) Konusu ve Oyuncuları; Modern Çağ İskandinav Mitolojisi…

Biraz Thor, biraz Alacakaranlık tarzı romantizm, Amerikan Gods tarzı ölümlüler arasında yaşayan doğa üstü varlıklar. İçinde işlenmiş bir çok unsuru ve son yirmi yılın çeşitli popüler zımbırtılarını barındırsada kesinlikle teenager dizisi değil onu kabul edelim.

0

Ragnarok aslında İskandinav mitolojisinde geçen insanlığın son savaşı. Devler ve Tanrılar arasında yaşanan kıyamet günün tasviri. Ragnarok’ın resmi tanıtımı da şu şekilde,

Kirliliğin iyice zehirlemeye başladığı, eriyen buzulların, sıcak kışların, sağanak yağışların, sarsıcı sonuçlar doğurduğu sıcak kışların, sağnak yağışların, sarsıcı sonuçlar doğurduğu bir Norveç kasabasında geçen bir hikayeye sahip. Ragnarok, kıyameti yoğun biçimde hissetmekte olan kasabasında ki kadim kötülüğü alt etmek için bir efsanenin doğuşu odaklanıyor.

Dizi arabayla müthiş doğa manzarasının içinden geçerek Norveç’in hayali Edda kasabasına gelen aileyle başlıyor. Magne (David Stakston), kardeşi Laurits (Jonas Strand Gravli) ve anneleri Turid (Henriette Steenstrup) Edde kasabasına taşınıyor. 

Kasabaya girdiklerinde, scooterdaki yaşlı bir adam arabanın önünü kapatır. Ona yardım eden Magna’nın karşısına çıkan yaşlı kadın alnına dokunur ve Magna’nın gözleri aydınlanır. Arabaya dönen Magne, gökyüzünün açık olmasına rağmen yağmur yağacağını söylüyor ve iki saniye icinde yağmur yağmaya başlıyor hem güçlü hem kahin mübarek.

İskandinav mitolojisinde çoğu masalın birincil kaynaklarından biri olan orta çağ zamanı ve efsaneleri genellikle doğa üstü olaylara dikkat çekmektedir. Dizide gördüğümüz harika Norveç manzaralarının hemen ortasında yer alan kasaba Edda olarak adlandırılmış. Bu bölge aslında şirin evleri ile meşhur fiyortun hemen arkasındaki Odda şehri. Eskiden ailesinin de yaşadığı bu kasabaya geri dönen disleksi bir lise öğrencisi olan Magne (David Stakston) ve ortalık karıştıran küçük kardeşi Laurists. Laurists’e dizi boyunca sürekli ortalık karıştırdığı için oldukça sinir bozucu olabiliyor fakat son bölüm yaptığı hamle gayet iyiydi.

Magne’nin özel durumu sebebiyle aynı sınıfta olan kardeşler okulun ilk günü sınıf ile kaynaşırlar. Magne Çevre aktivisti olan sınıf arkadaşı Isolde’nin (Ylva Bjørkaas Thedin) ile yakın arkadaşlık kurar ama çok uzun sürmez. Kasabanın merkezinde bulunan varlıklı ailemiz Jutuls’lar eğitim kısmında da önemli yer kalmaktadırlar. Baba Vidar Jutul (Gísli Örn Garðarsson), kasabayı kirleten fabrikaların sahibi anne Ran Jutul (Synnøve Macody Lund) okul müdürüdür. Genç oğulları ve kızları da okulun popüler zengin veletlerdir. Ayrıca soy isimlerinde de belirttiği gibi Jötunn, ölümsüz yıkıcı varlıklar, Tanrılara karşı duran devler anlamına geliyor tabii ki İzlanda dilinde. Gücü gizemli bir yaşlı kadın tarafından uyanan Magne, baskınlıkları için bir tehdit oluşturuyor. Yetenekleri arttıkça, neredeyse bir km öteye bile rahatlıkla çekiç atabilirken, çıplak elleriyle metal bükebilir ve Usain Bolt’un dünya rekoru olan 100m geçebilir. Aynı zamanda arada güçlü gök gürültüsü tanrısı Thor da olabilir.  Ama güçlerini kabul etmediği gibi tam olarak kontrol de edemez.

Baba Vidar Jutul’un ilk bölümlerde gösterilen geyiğin kalbini söküp yerken, çıplak bir şekilde uçurumdan baktığı sahne muazzam bir görüntüydü. Bazen o kadar çok çıplak kadın görüyoruz ki arada erkek görmek daha tatmin edici oluyor. Netflix diğer teenage dizileri, Sabrina ve Sex Education tarzından daha uzak olan bu dizinin yaratıcısı,  Danimarka’nın kurgusal kadın başbakanı hakkında olan Borgen’in yaratıcısı Adam Price.

Borgen dizisi, içinde politika ve entrikali ittifak konuları barındırsa da şaşırtıcı biçimde kendini izlettirdi. Ragnarok da içinde sonsuz bir klişeler silsilesi barındırıyor. Sürekli kehanetlerden bahseden yaşlı bir kadın, zaman zaman göz tek gözü bantlı yaşlı bir adam, kötü adam ekrandayken baskıcı film müziği, Magne’nin annesinin sinir bozan mimikleri gibi bütün bunlara rağmen yapım inanılmaz seri ve merakla kendini izletiyor. Dizide bahsedilen kehanetler çok büyük ancak eylemler bir o kadar küçük gerçekleşti. Tabii bu sizin bir diziden neler beklediğinizede bağlı.

Dizinin en sevdiğim kısımları ise içinde lise ve gençlik klişeleri barındırmıyor oluşu. Nedir bu klişeler, birbirleriyle kavga eden ve yine okulda bir ezik belirleyip onunla dalga geçmekten beslenen bir tayfa yoktu. Popüler ve yakışıklı çocuğun hanım hanımcık kızımızın duygularıyla oynaması yoktu. Çevre ve iklim değişikliğine dikkat çekmeleri, buzulların erimesi, kanser gibi konulara dikkat çekmeleri ve bu fikirlerin karşısında sağlam gibi duran klişe cevaplar göstermeleri.

Umarım Netflix Ragnarok’u devamını çekmeyi planlıyordur. 2.sezon için daha fazla bölüm sayısı ile konun dünyanın felaketine katkı sağlamak yerine büyüleyici mitolojisi ve derin konularla Magne’nın gücünü görmemize izin verir. Popüler kıyamet bahislerinin çok fazla işlendiği gösteriler yerine gerçekten istediğimiz şey, Ragnarok’un yapabileceği türden mitolojik modern bir efsane izlemek. Ragnarok dizisini henüz izlememiz olanlara şiddetle tavsiye ediyorum ve bir günde bitirme garantisi veriyorum.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz