The Invisible Man (2020) Konusu ve İncelemesi; Görünmez Adam Klişesine Yeni Bir Bakış Acısı

Son zamanlarda gerçekten kaliteli yapımlar izlemek istiyorum ve bittiğinde beni düşündürmesini yada ne izledim ben şimdi dedirtmesini bekliyorum. The İnvisible Man'de o tarz bir film mi buyurun görelim...

0

Sürekli biri tarafından izlendiğinizi hayal edin. Sabah yatağınızda uyandığınızda , duş alırken, tuvaletteyken, yemek yerken ve uyurken ciddi şekilde rahatsız edici bir durum. Peki bu tarz bir ilişki yaşadığınızı düşünün! partneriniz tarafından sürekli izleniyorsunuz hatta gözetleniyorsunuz. Bu öyle bir durum haline geliyor ki artık düşünceleriniz de kontrol edilmeye başlanıyor. Tam bir psikolojik işkence.

SPOILER İÇERİR

The Invisible Man‘in konusu da tam olarak bu şekilde ilerliyor. Her kadının kabusu olabilecek bir durum. Başlangıç sahnesinde Cecilia‘yı (Elisabeth Moss), sevgilisiyle yaşadığı ultra lüks malikaneden kaçmaya çalışırken izliyoruz. Her şeyi çok sessiz halletmesi gerekiyor. Zorlu yollardan geçerken bizide gerip gerip bırakıyor. Sonunda kendini evin dışındaki ormana atıyor tabii Adrian burnunun ucuna geliyor.

Cecilia'nın evden kaçma çabaları
Cecilia’nın evden kaçma çabaları

Dahi bilim adamı Adrian’dan uzaklaşmayı başaran Cecilia travmatik zamanlar geçirmiş ve psikolojisi hiç yerinde değildir. Ayrıldıktan bir süre sonra Adrian’ın intiharı ile dahada sarsılıyor. Ölen sevgilisinden yüklü bir miras kalır ve hayatında ki her şey yoluna girmeye başlar. Fakat gerçek hayatta olduğu gibi hiç bir şey her zaman rayında gitmez. Gerçi bu benzetme filmde ki konu için biraz basit kaçıyor. Adrian’ın ölümünün ardından birbirinden garip olaylar başlar ve bu yüzden sevgilisinin hala hayatta olduğuna inanıyor. Bunu kanıtlayan olaylar peş peşe yaşanınca Cecilia artık bunu sesli bir şekilde düşünmeye başlar. Fakat ardından yaşanan travmatik olaylarla kimse ona inanmıyor. Gerçekten insanı çıldırtacak bir durum içine giriyor ve akıl sağlığını korumaya çalışır.

Film kesinlikle çok klişe başladı. Hatta ilk yarısı sıkıcıydı bile diyebilirim. İkinci yarısında ise işin rengi biraz değişti ve heyecan, aksiyon dolu sahneler ardı ardına gelmeye başladı. Adrian’nın ölümünden sonrada yakın arkadaşının evinde kalmaya devam Cecilia işler giderek sertleşir. Zengin teknoloji dehasından korunmak yeterince zordur ancak birde göremediği birinden korumak neredeyse imkansızdır.

Cecilia'nın evden kaçma çabaları
Cecilia’nın evden kaçma çabaları

Özellikle unutulmayan bir sahne ise Cecilia kahvaltı hazırlarken mutfaktan ayrılıyor ve yanan ocağın alevi birden dahada büyüyor ve üzerindeki tava alev alıyor. Adrian’nın orada olduğunu hepimiz fark ediyoruz. İşin garip kısmı ise kareden Cecilia çıktığı an ekranın çok boş kalması ve seyircinin bakacak bir şey arıyor olması. Evin kızı Sdney sayesinde ocaktaki küçük çaplı yangın söndürülüyor fakat yine olay tüpe bağlı bir sistemde devam ettiği için seyirci ister istemez geriliyor. Filmin ilk yarısında bu tür küçük aksiyonlar haricinde ciddi bir gerilim yaşamıyorsunuz.

Tabii birde olayın merak edilen diğer tarafı var o da Görünmez Adam’ın görünüşü. Whannell, daha önceki Görünmez Adam versiyonlarında ki gazlı beze sarılmış mumya görüntülerini bir tarafa bırakıyor yerine modern ve yüksek teknolojili bir sistem kullanıyor. Bu tasarım özellikle zarar gördüğünde çok ürkütücü bir hal alıyor. Adrian’ın canlı bir yazılım aksaklığı gibi görünmesini sağlar. Elbiseyi göstermekten kaçınmak kolay olurdu, fakat Wannell bu olayı yarı görünen düşmanı bir varlık haline getirir.

Cecilia ve Sdney
Cecilia ve Sdney

Görünmez Adam, toplumda sıkça karşılaşan ciddi olayları ele alınıyormuş gibi görünüyor, tacize uzanan ev içi istismar gibi ancak film Whannell’in bunun neye benzediğini gerçekten bilmediğini gösteriyor. Her ne kadar tecritin anahtar bir unsur olduğunu anlasa da, Cecilia’nın destek ağını kafa karıştırıcı bir şekilde çok az tanımamızı sağlıyor. Örneğin, Cecilia’yı kaçtıktan sonra onu almak için ormanın ortasına gelen kız kardeşi Emily, dijital sabotajın birkaç örneğinden biri olan Cecilia’nın hesabından gelen bir e-posta hikayesine çok çabuk bir şekilde kanmış görünüyor.

Öte yandan birde başrol oyuncusu gibi duran sürekli adı ve varlığı hissettirilen Adrian’ın yüzünü filmin sonuna kadar düzgün bir şekilde göremiyor oluşumuz beni çok rahatsız etti. Cecilia’nın da aynı paralellikte aşırı fazla gösterilmesi ve hiç tanımadığımız bu kadının psikolojik bozukluğunun tam ortasına düştüğümüz için karakter gelişimi de oldukça zorlayıcıydı.

Cecilia akıl hastanesine ilk geldiğinde
Cecilia akıl hastanesine ilk geldiğinde

Her şeyden önce, Görünmez Adam bir korku filmi ve Whannell gerginliğin nasıl seyirciye geçirileceğini çok iyi biliyor. Ama sonuçta, bu yetkinlik, aile içi istismar çerçevesinin bu kadar şövalye olarak kullanılmasını daha da sinir bozucu hale getiriyor. Whannell, istismarın mekaniğini görünür hale getirme fırsatı bulunca Görünmez Adam’ı gölgede tutmayı tercih ediyor.

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz