The Sinner Dizisi 2. Sezon Konusu ve Oyuncuları

Büyük günahlar, sırlar ve yalanlar üzerine kurulmuş yaşamlar. İzledikçe insanların günlük yaşamları haricinde, ailelerinden hatta kendilerinden bile sakladıkları, sırları olduğuna şahit olduğumuz The Sinner, ilgiyle izleyeceğimiz yeni sezonuyla karşımızda.

0

The Sinner, USA Network kanalı için hazırlanmış bir dizi,1. ve 2. sezonları Netflix’te de yayınlanıyor. 2018 de yayınlanan ilk sezonunda , Cora Tannetti rolüyle Emmy adaylığı kazanan Jessica Biel dizinin ikinci sezonunda yer almıyor. The Sinner’ın 1. ve 2. sezonu teknik olarak hiçbir şekilde bağlantılı değil. 1. sezonun konusunu ve detaylarını daha önceki yazımda bulabilirsiniz.

The Sinner sezon 2 afiş.
The Sinner 2.Sezon afişi

Dizinin ilk sezonunda da performansıyla göz dolduran Bill Pullman, yine güçlü oyunculuğuyla dizinin öne çıkan ismi oluyor. Küçük başrol Elisha Henig de oldukça iyi bir seçim. Onun annesi rolündeki Carrie Coon da 2. sezonda önemli bir yer tutuyor ve performansı akılda kalıcı. 

Dizinin ana konusu olan cinayet, suç dramı gibi dizinin ana yapısını oluşturan ögelerin dışına çıkılmamış. Dizinin ilk sezonunda olduğu gibi cinayeti işleyen kişi en başında belli, büyük bir sır halini alan cinayetin neden işlendiği . The Sinner bu yönüyle farklı bir polisiye örneği olmayı sürdürüyor.

Vera ve Julian

Julian’ı çok merak ettiği ”Niagara şelalesini” görmek için anne ve babası sandığımız insanlarla çıktığı araba yolculuğunda izlemeye başlıyoruz. Arabanın ufak bir arızası sonucu durduklarında işin rengi tamamen değişiyor. Julian ve ailesi oldukları yere yakın küçük bir pansiyonda kalmaya karar veriyor. Bütün dizi ve filmlerdeki bu tarz pansiyonlar beni hep korkutmuştur ve yine yanılmıyorum. Julian ertesi sabah ondan birşey gizlediklerini ve yalan söylediklerini düşünerek ailesi sandığımız insanları zehirliyor. Polis olay yerine gelip pansiyonun arkasında ki ormanlık alanda Julian’ı bulduklarında ise suçunu itiraf ediyor.

Heather ve Dedektif Ambrose

Yeni yetme dedektifimiz Heather Novack tek başına bu olayın altından kalkamayacağını düşündüğü için babasının arkadaşı olan ünlü dedektifimiz Harry Ambrose ‘dan yardım istiyor. Olayın geçtiği kasaba dedektifimiz Harry’nin doğduğu yer ve oraya ait hatırlamak istemediği travmaları var. Bu yüzden oraya gitmeye çokta hevesli değil ama suçlu hakkında ki detayları duyunca Heather’ı geri çevirmiyor. Dizinin bu sezonunda Harry’nin sorunlarının kaynağını ve onlarla yüzleşmelerini izliyoruz.

11 yaşında ki Julian’nın insanları zehirleyip sonrasında cenaze ritüeli yapması da işin en korkunç kısmı. Bu çocuk nasıl yetiştirilmiş olmalı ki böyle bir canilik yapabiliyor. Julian sorguya alındıktan sonra yasal velisi ve annesi rolünde ki Vera karakteri karşımız çıkıyor. The Sinner’ın 2. sezonu, çok sayıda karakterin hayatına dokunmaya çalıştığından geçen seneye göre daha çok dağılmasına yol açıyor. Ambrose’un çocukluğunda annesiyle ilgili sorunları, Julian’ın işlediği cinayet, Julian’ın annesi Vera, davaya bakan dedektif Heather ve yıllar önce kaybolan Heather’ın yakın arkadaşı Marin, karakterlerinin hepsinin öykülerine değinilmesi , hikayede kopmalara sebep oluyor. İlk sezonda Cora’nın ve Ambrose’un etrafında dönen olaylar, dizinin sürükleyiciliğini perçinlerken bu sezon daha çok havada kalan veya araya sıkıştırılan konu izlememize sebep oldu. Kısaca bu sezon aynı çarpıcı kurguyu ve yapboz gibi oturan parçaların çok güzel işlenmesini izleyemedim. Mesela, Julian’nın cinayeti işleme sebebi beni hiç tatmin etmedi. Olayın merkezinde bir çocuk var bu yüzden izlerken olaylara daha duygusal yaklaşmamıza neden oluyor. Julian bir komün hayatında dış dünyaya kapalı büyümüş onu annesi olarak büyüten Vera aslında öz annesi değil. Klişeleşmiş bir konu daha, Büyüdüğü komün hayatı bir nevi tarikata dönüşmüş ve bulunduğu kasabanın insanlarını da içine çekmiş durumda. Dizinin belki de en gizemli tarafı çoğu karakteri birleştiren Mosswood komün hayatı. Bu yer Amerika’yı dönem dönem etkisi altına alan komünleri tekrardan gözden geçirmemize olanak tanıyor ve birçok farklı dizide de işleniyor. İzlediğimiz film ve dizilerde birisine de hayrı olmuş tam olarak faydası dokunan tarikat görmedim, nedir bu içinizde dolduramadığınız boşluk anlamıyorum ki 🙂

Julian ve Ambrose

Julian aslında Marin‘nin çocuğu, doğurmuş ama hiç bakmamış ve aynı topluluğun içinde yaşayan Vera tarafından büyütülmüş onu annesi olarak biliyor. Marin, Heather’ın en yakın arkadaşı annesiyle aşamadığı sorunları var ve psikolojisi bozuk. Heather eşcinsel ve Marin’e aşık ve Marin’le normal arkadaşlık kuramadığı ona sürekli sevgilisi gibi davrandığı için arkadaşlıkları kopuyor. Marin, Heather’ın babasından hamile kalmış bunu dizinin sonunda öğreniyoruz ama hadi be! olamadım. Babasında bir sır olduğu belliydi fakat sırrın bu olmasına üzüldüm doğrusu. 2.sezonda konuyu o kadar çok dağıtmışlar ki bir çok mevzu havada kaldı. Aslında Julian’ı gerçek annesi Marin’a götürmek için yola çıkan Adam ve Bess, bir hiç uğruna öldü. Bütün bu detayların ve gizemin içinde Julian’nın onları öldürme sebebi yalnızca yalan söylediklerini fark etmesi ve ruhlarının kirlendiğini düşünmesi. Yetiştiği dünyada ona öğretilen öldükten sonra başlangıca döndükleri ve arındıkları. Kısacası Julian’a cinayet için verdikleri sebepler bana yeterli gelmedi.

Vera

Topluluğun dizide anlatıldığı kadarıyla tam olarak ne yaptığı belli değil. İzleyicilere henüz açıklanmayan özel kurallara uyulduğu sürece, herkesi kabul eden kutsal bir topluluk olduğunu söylüyor. Oldukları arazide bir taş var ( Bu taşın bir güce sahip olduğunu düşünüyorlar ) Taş’ın önünde ayin düzenleniyor ve meditasyon yapılıyor. Bu arada değişik bir de cihaz var meditasyon esnasında sürekli olarak tek tonda aynı sesi çıkarıyor. Dizide o ses ara ara duyuluyor ama bir süre sonra sizde kapılıyorsunuz ve sesin geldiğini çok sonra fark ediyorsunuz.

Dizinin senaristi Derek Simonds; “Bunu bir topluluk olarak adlandırıyoruz, çünkü onunla çok özel ilişkileri olan kült kelimesinden kaçınıyoruz” dedi. “Bunun gibi toplum örgütleri ve ütopik topluluklar hakkında çok fazla düşünüyorum ve sık sık özellikle kent merkezlerinde ekonomik olarak yönlendirilen yaşam tarzlarımızı sorguluyorum. Bana göre, insanların nasıl bir araya gelip kendi toplum versiyonlarını yarattıkları konusu, uzun zamandır yazar olarak benim ilgimi çekmiştir.“Psikoloji ve terapiyle ve kendi iç dünyamızı araştırmamızla da gerçekten ilgileniyorum” diye devam etti. “Terapatik bir süreç etrafında gelişen bu topluluk olan Mosswood’u oluşturmak ilginçti. Bu topluluk için kült bir komün veya yeni bir din oluşturmak istemedik. Mosswood’da Tanrı yok, inanç sistemi yok. Derin bir kendini keşfetme var, bu yüzden çok terapatik, psikolojik bir yönü var. Mosswood’un, psikolojik ve karakter olarak çok kapalı olan Harry Ambrose’un önüne koymak için harika bir konu olduğunu düşündük. Bu topluluktan gelen Vera gibi bir kadınla karşılaşmak, onun için özellikle zorlayıcı ve baştan çıkarıcı olacaktı.

Besse Julian

Fakat finale doğru çözüme kavuşması gereken detaylar koca bir boşluk olarak kalıyor. Vera dizinin başında Ambrose’a ” Oğlum anlayabileceğiniz her şeyin ötesinde. Hiç bir fikrin yok.” dedi. Julian dedektife ” Annem zihin okuyabilir.” dedi ama bunlar sadece söylenmiş sözler olarak kaldı içini dolduran hiçbir olay işlenmedi. Heather, babası ve Marin hakkında gerçeklerden haberdar oldu mu ? Gleen Fisher karakterinin üzerinden işlenen konular tamamen havada kaldı. Mosswood’ta yaşadıkları arazi ona ve babasına ait tamam, adam şiddet seviyor buna da tamam, Masswood’un ilk lideri Lionel Jeffries bu şiddet duygularını dışa vurabilmeleri için onlara fırsat sağlamış buna da tamam. Ama neden sonunda bir yere bağlanmadı bu konular. Zaten ilk bölümlerdeki etkisini de yavaş yavaş kaybediyor. Özellikle komün lideri Lionel Jeffries ve Vera hakkında detayların üzerine düşülmemesi eksiklik yaratıyor. Vera’dan bebeği almak isteyen Lionel’e noldu? en son ona getirdiği çaydan Julian’ın yaptığı gibi zehirli bitki ile onu öldürdüğünü düşünüyoruz ama çok basit bir şekilde geçildi üzerinden. Dizi’nin sonunda havada kalan bir çok konu olsada Julian bir şekilde kurtuluyor ama Vera ile olan ilişkisi de çok basit noktalanıyor. The Sinner 2. sezonuyla ilkinin yarattığı etkiyi hissettirmemesine rağmen oluşturduğu gizem duygusuyla yine de izlenmeyi hak ediyor. Özellikle Bill Pullman ve Carrie Coon’un oyunculuklarıyla dikkat çeken dizi, suç türünden hoşlananları cezbedecektir.

Vera ve Julian

USA Network imzalı suç dizisi The Sinner, 3. sezon onayını almayı başardı. Dizinin yeni sezonunda başrolleri Bill Pullman ve Matt Bomer paylaşacak. “The Sinner”ın 3. sezonunda, Ambrose’un yeni davası Dorchester civarında yaşanan bir trafik kazası. Başta sıradan görünen bu olay zamanla Ambrose’u meslek hayatının en tehlikeli suçuyla karşı karşıya bırakacak. Kadroya yeni eklenen Bomer hikayede, Ambrose’dan yardım bekleyen Dorchester’li baba Jamie rolünde karşımıza çıkacak. 

KÜNYE / IMDB: 8,0

Yönetmen: Antonio Campos, Tucker Gates, Brad Anderson, Cherien Dabis, Jody Lee Lipes, John David Coles

Senarist: Derek Simonds, Nina Braddock, Samir Mehta, Jesse McKeown, Bradford Winters, Ellen Fairey, Petra Hammesfahr

Oyuncular: Bill Pullman (Harry Ambrose), Elisha Henig (Julian Walker), Carrie Coon (Vera Walker), Natalie Paul (Heather Novack), Hannah Gross (Marin Calhoun), Tracy Letts (Jack Novack), Brennan Brown (Lionel Jeffries), Marc Menchaca (Glen Fisher)

YORUM YAZ

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz